Dar
bir odada oturuyorduk . Sağ tarafımdaki koltukta günahlarımı yazan meleğim gibi
her şeyimi anlattığım arkadaşım oturuyordu . Karşımdaki masada kalbimin sahibi
olan adam cenazede okuyacağı metni yazıyordu . Merdivenleri tırmanarak odama çıktım
. Kapımı bir katilden kurtulmuş gibi kapattım . Pencereme doğru ilerledim .
Perdemi açtığımda cenaze için tüm hazırlıkların bittiğini gördüm . Siyahlara
bürünmüş sahte kişilikli insanlar evimin önünde toplanmışlardı . Giyindim .
Yatağıma oturdum ve ölenin kim olduğunu bilmediğim halde aynayla yüzleşerek
ağladım . Beni kimin öldüğünü bilmediğim bir cenazeye sürüklüyorlardı . Dar
ağacına gitmeden önce beni asacakları ipi ilmekliyor gibi hissediyordum .
Odamdan çıktım . İlmeğimi atmıştım ve merdivenleri büyük bir asaletle iniyordum
. Dışarıda her şey siyahtı . Çocuklar anneleri babaları arabalar . . Her şey . Bir zencinin rüyasındaymış gibi
hissettim . Sahtelikle kaplı insanların arasından geçerek arabama bindim .
Karaktersizlik abidesi insanların demire bürünmüş atları yavaşça hareket etti .
Arkaya doğru baktığım da cenaze aracını gördüm . Tabut çok küçüktü . Acaba ölen
bir çocuk muydu ? Cevap içimdeydi hissediyordum . Siyah beyaz otların olduğu
bir yerden geçtik . Sağda Tanrının oğlu İsa solda yüce Meryemin heykellerinin
olduğu kapıya gelince herkes atlarından indi . Cenazenin en yakını olarak en
önden yürümem gerekiyordu . Arkamdaki sahteliklere meydan okuyarak yürümeye
başladım . Mezarlıktaydık . Cenaze arabasından tabutu indiriyorlardı . Bir
bebeğin bile sığamayacağı kadar küçük olduğunu fark ettim. Kazılmış mezara
tabutu koydular . Kalabalığı yararak mezarla ayağım arasında bir karış kalana
kadar ilerledim . Kalbimin sahibi adam
elindeki kağıdı bana verdi . Bana vermemesi gerekiyordu . Konuşmayı o
yapmalıydı . İstemeyerekte olsa kağıdı aldım . Kurdeleyi çözdüm ve içimden
okumaya başladım . Okuduklarımın
etkisiyle bir iki adım geriye tökezledim. Orada yatan benim en yakınımmış
gerçekten . Kalbim . Sevdiğim adam kalbimi öldürmüştü . Kalbimle birlikte
kendisinin de öleceğini bile bile . . Elimdeki gülü mezara bıraktım . Aptallar
ordusu kıyametten kaçar gibi arkalarını dönüp gittiler . Kalbim için artık
yapacağım bir şey kalmamıştı . Yığılı olan topraktan bir tutam aldım ve mezara
fırlattım . Kalbim ölmüştü . Onu gömmüştüm . Beni asacakları ipin ilmeğini
atsam canım daha az yanardı . Bardağın dolu tarafı diye bir şey vardır ya hani
. Kalbim öldüğüne göre acı çekecek bir aşkım da yoktu artık . Kalbimle birlikte
sevdiğim adamı da gömmüştüm . Arkamı döndüm ve o sıradan insanların peşine
takılarak hiç hayal edemeyeceğim yeni ve sıradan hayatıma merhaba demek üzere
yürüdüm . .
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder